1. Son günlerde İran’ı saran kitlesel protestolarla dayanışmamızı ilan ediyoruz. Bu hareket, 2009-10 Yeşil Hareketi ile başlayan ve en son 2022 Kadın, Yaşam, Özgürlük gösterilerini de kapsayan bir protesto döngüsünün en son halkasıdır. Bugün ekonomik şikayetler ve İslam Cumhuriyeti rejimine yönelik politik itiraz bir araya gelmiştir. Bu protestolar, temel demokratik özgürlüklerin reddedilmesi ve nüfusun büyük çoğunluğunun yaşadığı artan maddi yoksunluk nedeniyle tamamen haklıdır. Protestocuların maruz kaldığı vahşi baskıya son verilmesini talep ediyoruz.
2. Bu hareketi yalnızca jeopolitik bir bakış açısıyla değerlendirme cazibesine kapılmayı reddediyoruz. İran rejimi kendisini ABD emperyalizminin kararlı bir karşıtı olarak sunuyor. Ancak aynı zamanda, binlerce göstericiyi vururken, rejim Trump yönetimiyle müzakereler arayışında. Rejim, Ortadoğu’da ve küresel ölçekte İran kapitalizmi için her zaman bir alan yaratmaya çalışmıştır.
3. Ancak aynı şekilde, İran halkı da İslam Cumhuriyeti rejiminin jeopolitik rakiplerine güvenemez. Venezuela halkının bağımsızlığını acımasızca ihlal eden aynı ABD emperyalizminin ve soykırımcı İsrail devletinin askeri müdahalesi ve gizli operasyonları, İran halkına özgürlük ve demokrasi getirmeyecektir. ABD, ülkeye uyguladığı giderek ağırlaşan yaptırımlar yoluyla İran halkının ekonomik sıkıntılarından büyük ölçüde sorumludur. Siyonist varlığın, 1978-79 Devrimi’ne kadar İran’ı acımasızca yöneten Pehlevi hanedanının veliahtını yeniden iktidara getirmeye çalışması bir uyarı olmalıdır. Trump ve Netanyahu – İran’dan Elinizi Çekin!
4. İslam Cumhuriyeti rejimi devrimin kisvesini taşıyor, ancak demokratik organların içini boşaltarak, kadınları tekrar ikincil bir role iterek ve Şah’ın devrilmesinde merkezi bir rol oynayan işçilerin kendi öz örgütlenmelerini ezerek devrime ihanet etti. Protesto hareketi, Devrimin gerçek gündemini – işçilerin, kadınların ve İran’daki tüm ezilen halkların hem içerideki diktatörlükten hem de ABD ve onun Siyonist bekçi köpeğinden kurtulmayı – benimserse ilerleyebilir.
5. İşçi sınıfı örgütlenmesi, devrimden sonra yaşadığı baskının etkisinden henüz tam olarak kurtulamadı. Ancak mevcut harekette varlığını sürdürüyor. Bu durum, Tahran otobüs işçilerinin aldığı tavır ve Arak sanayi kentinde bir işçi konseyinin kurulduğu haberleriyle kendisini ifade ediyor. Protestoların gerçek demokrasi için geniş tabanlı bir harekete dönüşmesi, işçilerin kitlesel grevler yoluyla güçlerini kullanmaya başlamalarına bağlı olacaktır. Bu eylem sayesinde kendi örgütlerini yeniden kurabilirler ve 1978-79’da olduğu gibi mücadelede giderek daha fazla öncü rol oynayabilirler.
Uluslararası Sosyalist Akım Koordinasyonu, 14 Ocak 2026
Kaynak: https://internationalsocialists.org/announcements/ist-statement-on-iran


